Hikâyelerimizi nasıl kuruyoruz?

Her kitabın bir iskeleti var. Yapay zekâ hikâyeyi yazıyor, ama ne yazacağını önceden elle yazılmış kurallar belirliyor. Aşağıda bu kuralların ne olduğunu sade bir dille anlatıyoruz.

Kapak + 8 sayfa, sekiz görev

  1. Kahramanı gündelik dünyasında tanırız.
  2. Zor bir durum çıkar. Kahraman duyguyu fark eder ve bedeninde hisseder.
  3. İlk tepkisini görürüz: donar, saklanır ya da aceleyle davranır. Okuyan çocuk kendini burada tanır.
  4. Güvendiği biri yanına gelir ve sadece yanında durur. Öğüt vermez, sorunu çözmez.
  5. Kahraman bir nefes alır, iki yolu tartar ve birini kendi seçer.
  6. İlk deneme zordur ama işe yarar. Mucize olmaz, küçük ve gerçek bir adımdır.
  7. Seçiminin başkasına dokunduğunu görür.
  8. Artık ne yapabildiğini söyler (“Sakinleşmeyi öğrendim” gibi; “Ben cesurum” değil). Son sayfada ders verilmez, okuyana kendi hayatından bir soru sorulur.

Neye dayanıyoruz?

Duygusal beceri konuları CASEL çerçevesini izliyor. Bedensel alışkanlıklar Bandura’nın Sosyal Öğrenme Kuramı’na (1977), karar gerektiren alışkanlıklar Duhigg’in alışkanlık döngüsüne (2012) dayanıyor. Dijital Okuryazarlık’ta her kitap tek bir “eğer-o zaman” planı etrafında kurulur. Hangi konunun hangi çerçeveye girdiği sık sorulan sorular sayfasında yazılı.

Neyin yerine geçmez?

GentleStories bir terapi ya da tanı aracı değildir. Çocuğunuz uzun süredir zorlanıyorsa bir uzmana danışın. Hikâye, sohbeti başlatmak için bir araçtır.